Güvenlik

Bir Kurumun Siber Güvenlik Olgunluğu Nasıl Ölçülür?

Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte siber güvenlik, artık yalnızca BT ekiplerinin gündeminde olan teknik bir konu olmaktan çıktı. Günümüzde siber güvenlik; iş sürekliliği, kurumsal itibar ve operasyonel sürdürülebilirlik açısından stratejik bir yönetim başlığı haline gelmiş durumda.

Ancak pek çok kurum için hâlâ net olmayan kritik bir soru var:

“Biz siber güvenlikte gerçekten ne durumdayız?”

Sahada sıkça karşılaşılan bir tablo şudur: Güvenlik ürünleri satın alınmıştır, sistemler kuruludur, bazı alarmlar üretilmektedir. Fakat bu tablo, kurumun siber güvenlik açısından olgun olduğu anlamına gelmez. Çünkü siber güvenlik olgunluğu; yalnızca sahip olunan teknolojilerle değil, bu teknolojilerin nasıl kullanıldığı, nasıl yönetildiği ve organizasyon genelinde nasıl benimsendiği ile ölçülür.

 

Siber Güvenlik Olgunluğu Nedir?

Siber güvenlik olgunluğu; bir kurumun siber tehditlere karşı önleme, tespit etme, müdahale etme ve iyileştirme kabiliyetlerinin bütünsel bir değerlendirmesidir.

Bu kavram yalnızca teknik altyapıyı değil;

• İnsan kaynağını

• Süreçlerin olgunluğunu

• Kurumsal farkındalık seviyesini

• Olaylara verilen tepkilerin hızını ve doğruluğunu

• Yönetim yaklaşımını

birlikte ele alır.

Olgunluğu yüksek kurumlar saldırıya uğramayan kurumlar değildir.

Ancak saldırıyı erken fark eden, etkisini sınırlayan ve aynı hataların tekrar etmesini önleyen kurumlardır.

 

Ürün Sahipliği ile Olgunluk Arasındaki Fark

Kurumlarda siber güvenlik seviyesi çoğu zaman şu sorular üzerinden değerlendirilir:

• Firewall var mı?

• Antivirüs kullanılıyor mu?

• Loglar tutuluyor mu?

Bu sorular önemlidir, ancak eksiktir. Çünkü güvenlik ürünlerine sahip olmak, bu ürünlerin etkin şekilde kullanıldığı anlamına gelmez.

Sahada sıkça rastlanan bazı örnekler şunlardır:

• EDR kuruludur ancak üretilen alarmlar düzenli takip edilmemektedir

• SIEM vardır ancak korelasyon kuralları güncel değildir

• Ayrıcalıklı hesaplar tanımlıdır fakat erişimler izlenmemektedir

• Loglar tutulur ancak kimsenin baktığı yoktur

Bu noktada sorun teknoloji değil, operasyonel olgunluk eksikliğidir.

 

Siber Güvenlik Olgunluğu Ölçülürken Öne Çıkan Başlıklar

Bir kurumun siber güvenlik olgunluğu değerlendirilirken bazı temel alanlar doğal olarak ön plana çıkar. Bu alanlar, sektör veya ölçekten bağımsız olarak hemen her kurum için geçerlidir.

 

1. Tehditleri Ne Kadar Erken Tespit Edebiliyorsunuz?

Modern siber saldırılar artık ani ve gürültülü değildir. Amaç, mümkün olduğunca uzun süre fark edilmeden sistemler içinde kalmaktır. Bu nedenle erken tespit, siber güvenlik olgunluğunun en önemli göstergelerinden biridir.

Bu noktada şu sorular sorulmalıdır:

• Uç noktalarda şüpheli davranışlar izleniyor mu?

• Anormal aktiviteler otomatik olarak tespit edilebiliyor mu?

• Tehditler gerçekleşmeden önce görünür hale geliyor mu?

EDR ve benzeri tespit çözümleri bu süreçte kritik rol oynar. Ancak gerçek değer, bu sistemlerin sürekli izlenmesi ve doğru yorumlanmasıyla ortaya çıkar.

 

2. Olaylara Müdahale Ne Kadar Hızlı ve Etkili?

Bir siber olay yaşandığında en önemli faktörlerden biri zamandır. Müdahale süresi uzadıkça hasar büyür, operasyonel etki artar.

Olgun kurumlarda:

• Olay müdahale süreçleri önceden tanımlıdır

• Roller ve sorumluluklar nettir

• Müdahale süreleri ölçülür ve raporlanır

Olgunluğu düşük kurumlarda ise genellikle şu sorular gündeme gelir:

“Bu alarm gerçek mi?”, “Kim ilgilenecek?”, “Şimdi ne yapacağız?”

SIEM, SOC ve otomasyon çözümleri bu noktada destekleyici olur. Ancak esas fark, kurumun hazırlık seviyesinden kaynaklanır.

 

3. Ayrıcalıklı Hesaplar Ne Kadar Kontrol Altında?

Birçok siber güvenlik ihlalinin ortak noktası, ayrıcalıklı hesapların kontrolsüz kullanımıdır. Yetkisi fazla olan bir hesap, saldırganlar için son derece değerli bir hedeftir.

Bu nedenle olgunluk değerlendirmesinde şu konular kritik önemdedir:

• Ayrıcalıklı hesaplar kimlerdedir?

• Hangi sistemlere erişim sağlanmaktadır?

• Yapılan işlemler kayıt altına alınmakta mıdır?

PAM çözümleri bu riski yönetmek için önemli bir araçtır. Ancak gerçek olgunluk, erişimlerin minimum yetki prensibiyle yönetilmesiyle sağlanır.

 

4. Veriler Ne Kadar Koruma Altında?

Siber güvenliğin nihai hedefi çoğu zaman veridir. Kurumlar için müşteri bilgileri, finansal kayıtlar, sözleşmeler ve operasyonel veriler büyük önem taşır.

Bu noktada aşağıdaki sorulara net cevaplar verilmelidir:

• Hassas veriler nerede tutulmaktadır?

• Kimler bu verilere erişebilmektedir?

• Yetkisiz veri hareketleri fark edilebilmekte midir?

DLP çözümleri, veri güvenliği olgunluğunun önemli göstergelerinden biridir. Ancak kullanıcı farkındalığı ve süreç yönetimi olmadan bu çözümler tek başına yeterli değildir.

 

5. İnsan Faktörü ve Kurumsal Farkındalık

Siber güvenlik yalnızca teknik bir konu değildir. İnsan faktörü, saldırıların başarıya ulaşmasında en kritik unsurlardan biridir.

Bu nedenle olgunluk değerlendirmesi şu alanları da kapsamalıdır:

• Çalışanlar oltalama saldırılarını tanıyabiliyor mu?

• Güvenlik politikaları anlaşılır ve uygulanabilir mi?

• Hatalar öğrenme kültürüyle ele alınıyor mu?

Olgun kurumlar, güvenliği yalnızca bir zorunluluk olarak değil; kurumsal bir sorumluluk olarak ele alır.

 

Siber Güvenlik Olgunluğu Seviyeleri

Kurumlar genellikle siber güvenlik yolculuklarında belirli aşamalardan geçer:

• Başlangıç Seviyesi: Temel önlemler vardır, görünürlük sınırlıdır

• Gelişen Seviye: Tespit ve müdahale süreçleri oluşmaya başlamıştır

• Yönetilen Seviye: Süreçler ölçülür, raporlanır ve iyileştirilir

• Olgun Seviye: Güvenlik, iş süreçlerinin ayrılmaz bir parçasıdır

Önemli olan, bulunduğunuz noktayı doğru tespit edip bir üst seviyeye geçişi planlamaktır.

 

Olgunluğu Ölçmeden Yönetmek Mümkün Değildir

Siber güvenlikte en riskli kurumlar, en az önleme sahip olanlar değil;

kendi durumunu net olarak bilmeyen kurumlardır.

Siber güvenlik olgunluğu ölçümü sayesinde kurumlar:

• Risklerini somut hale getirir

• Yatırımlarını doğru önceliklendirir

• Olaylara daha hazırlıklı olur

• Yönetim seviyesinde doğru kararlar alır

Güvenliğin sürdürülebilir olması için ilk adım nettir:

Mevcut durumu doğru şekilde ölçmek.

 

LTS Bilişim olarak tüm süreçlerde size ve ekibinize destek olmak için yanınızdayız…