Genel

On-Prem Altyapılarda En Sık Yapılan 5 Mimari Hata

Bulut teknolojileri hızla yaygınlaşsa da birçok kurum için on-prem veri merkezi altyapıları hâlâ kritik bir rol oynamaya devam ediyor. Özellikle üretim, finans, sağlık ve kamu gibi sektörlerde veri kontrolü, performans ve güvenlik gereksinimleri nedeniyle kurumlar altyapılarını kendi veri merkezlerinde işletmeyi tercih ediyor.

Ancak sahada gerçekleştirilen veri merkezi projelerine bakıldığında, kurumların büyük bölümünde benzer mimari hataların tekrarlandığı görülüyor. Bu hatalar çoğu zaman ilk kurulum aşamasında fark edilmiyor; fakat zaman içinde performans düşüşü, kapasite darboğazları ve operasyonel karmaşa olarak ortaya çıkıyor.

LTS Bilişim olarak yürüttüğümüz altyapı projelerinde en sık karşılaştığımız mimari hatalar şu başlıklarda toplanıyor.

 

1. Yüksek Erişilebilirliği Donanım Yedekliliği Sanmak

Birçok kurum yüksek erişilebilirlik konusunu yalnızca donanım seviyesinde ele alıyor. Çift güç kaynağı, RAID disk yapısı veya cluster sunucular kullanıldığında sistemlerin kesintisiz çalışacağı düşünülüyor. Oysa gerçek bir yüksek erişilebilirlik mimarisi bundan çok daha fazlasını gerektirir.

Altyapı tasarımı yapılırken farklı katmanların birlikte ele alınması gerekir. Özellikle şu alanlarda bütüncül bir mimari kurulmalıdır:

• Network yedekliliği

• Depolama erişim yollarının çoğaltılması

• Hypervisor cluster mimarisi

• Uygulama seviyesinde failover senaryoları

Bu katmanlar birlikte tasarlanmadığında sistemler kağıt üzerinde yedekli görünse bile tek bir hata noktası (single point of failure) oluşabilir.

 

2. Depolama Altyapısını Sadece Kapasiteye Göre Planlamak

Depolama altyapıları planlanırken kurumlar genellikle kapasiteye odaklanır. “Kaç terabayt disk gerekiyor?” sorusu çoğu zaman ilk ve tek değerlendirme kriteri olur. Ancak veri merkezi performansının önemli bir bölümü disk performansına bağlıdır.

Veritabanları, ERP sistemleri ve sanallaştırma ortamları yüksek disk erişimi üretir. Bu nedenle storage mimarisi planlanırken aşağıdaki metrikler mutlaka analiz edilmelidir:

• IOPS ihtiyacı

• Okuma / yazma oranları

• Gecikme (latency) toleransı

• Cache kullanım modeli

Bu analiz yapılmadan kurulan depolama altyapıları kısa süre içinde performans darboğazına dönüşebilir. En güçlü işlemciler ve en yüksek RAM kapasitesi bile yetersiz storage mimarisinin yarattığı yavaşlığı telafi edemez.

 

3. Network Mimarisi Projenin Sonunda Ele Alınır

Birçok veri merkezi projesinde network altyapısı, sunucular ve depolama sistemleri seçildikten sonra düşünülür. Mevcut switch altyapısının yeterli olacağı varsayılır. Oysa günümüzde veri merkezi performansının önemli bir bölümü network mimarisine bağlıdır.

Modern veri merkezlerinde özellikle sanallaştırma platformları yoğun east-west trafik üretir. Bu nedenle ağ mimarisinin yüksek performanslı ve ölçeklenebilir olması gerekir. Güncel veri merkezi mimarilerinde şu yaklaşımlar giderek standart hale gelmiştir:

• Leaf–Spine topolojisi

• Mikro segmentasyon

• Yazılım tanımlı ağlar (SDN)

Network altyapısı doğru tasarlanmadığında veri merkezi büyüdükçe görünmeyen ama sürekli hissedilen bir performans darboğazı oluşur.

 

4. Güvenliğin Mimarinin Parçası Olarak Tasarlanmaması

Kurumsal altyapılarda güvenlik çoğu zaman ayrı bir proje olarak ele alınır. Önce sistemler kurulur, ardından firewall veya güvenlik çözümleri eklenir. Bu yaklaşım ise veri merkezi mimarisinde ciddi güvenlik boşlukları yaratabilir.

Modern altyapılarda güvenlik artık yalnızca bir cihaz veya yazılım değildir. Veri merkezinin her katmanında görünür olması gerekir. Bu nedenle mimari tasarım aşamasında aşağıdaki konular planlanmalıdır:

• Ağ segmentasyonu

• Erişim kontrol politikaları

• Log ve olay analizi

• tehdit görünürlüğü

Güvenlik mimarinin ayrılmaz bir parçası haline gelmediğinde altyapı büyüdükçe risk yüzeyi de hızla genişler.

 

5. Ölçeklenebilirlik Senaryolarını Hesaba Katmamak

Birçok altyapı projesi mevcut ihtiyaçlara göre planlanır. Ancak kurumlar büyüdükçe veri miktarı, uygulama sayısı ve kullanıcı trafiği hızla artar. Bu durumda başlangıçta yeterli görünen mimari kısa sürede kapasite sınırına ulaşabilir.

Ölçeklenebilirlik düşünülmeden kurulan veri merkezleri genellikle şu sonuçları doğurur:

• Karmaşık genişleme projeleri

• Beklenmeyen yatırım maliyetleri

• Planlanmamış kesintiler

Doğru veri merkezi mimarisi yalnızca bugünü değil, aynı zamanda gelecekteki büyüme senaryolarını da kapsayan esnek bir altyapı oluşturmalıdır.

 

On-prem veri merkezleri doğru tasarlandığında kurumlara yüksek performans, güçlü veri kontrolü ve güvenilir operasyon sağlar. Ancak mimari planlama yapılmadan kurulan altyapılar zamanla yönetilmesi zor, maliyetli ve riskli sistemlere dönüşebilir.

Bu nedenle veri merkezi projelerinde yalnızca donanım seçimi değil; performans, güvenlik ve ölçeklenebilirliği birlikte ele alan bütüncül bir mimari yaklaşım kritik önem taşır.

LTS Bilişim olarak kurumların veri merkezi altyapılarını tasarlarken uzun vadeli sürdürülebilirlik, operasyonel verimlilik ve güvenliği birlikte ele alan mimariler oluşturmayı hedefliyoruz.